Tarihçe

1944 yılında iki kardeşin emek ve çabaları ile tek çeşit bisküvi üreten atölye, bugün
genç kuşakların yönetiminde global markaları da bünyesinde barındıran dev bir topluluğa dönüşmenin gururunu yaşatıyor.

Sabri ve Asım kardeşler 1944’te Ülker markasıyla bisküvi üretmeye başladığında, bir gün dünya markalarını satın alacak güce ulaşacaklarını tahmin bile etmemişlerdi. İlk zamanlar, yıllık 75 ton bisküviyi bir kaç kazan, küçük bir fırın ve 3 işçiyle üretilebiliyordu. Bugün için oldukça mütevazı görünen bu üretim, ekmeğin bile karneyle dağıtıldığı o günün Türkiye’si için umut verici bir başlangıçtı ve arkası hızla geldi. İlk adımın üzerinden 4 yıl geçmeden Topkapı’daki bisküvi fabrikasına geçildi ve üretim kapasitesi 3 kat artırıldı.

1950’li yıllara gelindiğinde Ülker bisküvilerine artan talep, ürünün dağıtımı konusundaki düzenlemeleri de gerekli kıldı. Ürünler nakliye farkı alınmadan, fabrika fiyatına esnafa ulaştırıldı. O günlerde temeli atılan dağıtım ağı bugün, 220 bin noktaya her hafta en az bir kez ürün servis eden mükemmel bir sistemin de altyapısını oluşturdu.

1970’ler Ülker’in büyümesini sürdürdüğü yıllar oldu. Türk şirketlerini borsa ile tanıştıran ilk halka açık şirketlerden Anadolu Gıda, Ankara’da faaliyete geçerek bisküvi üretim kapasitesini ikiye katladı. Aynı yıllarda Kuveyt’e yapılan 200 bin dolarlık ihracatla dünyaya açılma konusunda da ilk hamle yapılmış oldu.

Ve dünya ile rekabet edebilmek için Türkiye’nin ilk Ar-Ge departmanlarından biri kuruldu. Yine 1974’te Topkapı’da kurulan ikinci bir fabrikada Türkiye’nin modern çikolata üretiminin de startı verildi.

80’li yıllar artan ürün grupları ve şirketleri tek çatı altında toplama çalışmalarıyla geçti. Böylece bir bisküvi atölyesinde başlayan öykü Yıldız Holding’in kurulmasıyla kurumsal bir yapıya kavuşmuş oldu. 90’lı yılların en önemli yeniliği ise bisküvi, çikolata şekerleme gibi geleneksel ürünlerin yanında gıdanın diğer alanlarına da yatırım yapılması oldu.

1992’de Ülker markası artık margarin, bitkisel yağ ve endüstriyel yağ ürünlerinde de vardı. Ve ilerleyen yıllarda ürün çeşitlemesi hızlandı. Holding’in global pazarlarla entegrasyon sürecinin en önemli parçası olan dünya devleriyle ortaklıklar da yine 90’larda gerçekleşti. 1993’te Avrupa’nın en büyük nişasta üreticisi Cerestar’la birlikte Pendik Nişasta kuruldu.

2000’li yıllar ise hem Yıldız Holding, hem de Ülker markasının tarihinde önemli bir dönemeç oldu. Ülker’in kurucusu Sabri Ülker, aktif yönetimi kendisinden sonraki kuşaklara devrederek, topluluğun “Onursal Başkanı” oldu. Yeni bir yönetim organizasyonu düzenlendi ve Yönetim Kurulu’nun başkanlığına Murat Ülker getirildi. 90’larda başlayan dünya markalarıyla ortaklık yaklaşımı Murat Ülker başkanlığında 2000’lerde de sürdü.

2000’li yılların belirgin özelliklerinden biri de holdingin yenilikçi ürünleri dünyayla
eş zamanlı olarak Türk tüketicileriyle buluşturmak oldu. Uluslararası pazarda genişleyebilmek bölgedeki ihtiyacı karşılayabilmek için yurtdışında çikolata ve bisküvi fabrikaları kuruldu. Yine bu yıllarda sakız, hazır çorba, gazlı içecek, bebek maması, süt, dondurma, hazır kahve, kahvaltılık gevrek gibi ürünlerin üzerinde de Ülker markasını görmeye başladık.

2005’te Romanya’da açılan fabrika ile Yıldız Holding Avrupa Birliği’nin kapısını da açmış oldu. 2007 yılı sonunda globalleşme yolunda büyük bir adım atılarak dünyanın lider premium çikolata markası Godiva Yıldız Holding bünyesine katıldı. Bu Türkiye açısından da önemli bir dönüm noktası oldu. Holding, 2008’de Uno, Doğa Çay, Oba Çay ve Kerevitaş gibi şirketleri bünyesine kattı. 2009 yılında sakız-şekerleme alanında Gumlink ile gerçekleştirdiği %50-50 ortaklıkla kurulan Continental Confectionary Company ve Alman çay şirketi LHS ile gerçekleştireceği ortaklık ile dünya şirketi olma yolunda ilerliyor.

Dönüm Noktaları