Çikolata cennetinde gündemden çalınmış bir gün

YILDIZ Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker tarafından aranıp bir günlük bir İtalya-İsviçre gezisine çağrıldığımda şaşırmadım desem yalan olur. Ülker Grubu, 2008'de dünyada lüks çikolata denince akla ilk gelen marka olan Godiva'yı satın aldıktan sonra bu markaya büyük yatırımlar yapmaya başladı. İşte Murat Ülker de bir grup gazeteciyi, Godiva'nın kurucusu, 92 yaşındaki Pierre Draps'la tanışmaya götürüyordu.

İtalya-İsviçre sınırına yakın, Maggiore gölünün kıyısındaki küçük Ascona kasabasının dünyaca ünlü Eden Roc otelinde gerçekleşen buluşma, başkalarını bilmem ama benim için tadına doyum olmaz bir tecrübeye dönüştü.

Pierre Draps'ın babası Pierre Draps, 1920'lerde Belçika'da Brüksel'de bir çikolatacıda çikolata şefi olarak çalışmaktayken nahoş olaylar sonucu işinden ayrılır. Ayrılırken de 20 bin frank gibi bir tazminat alır.

Dört çocuğu olan Pierre, kendi evinde bir çikolata imalathanesi açarak 1926'da butik çikolatacılığa başlar ama kısa bir süre sonra hayatını kaybeder.

Onun işini dört çocuğundan 14 yaşındaki oğlu Joseph Draps devralır. Ama o işin 'iş' kısmıyla ilgiliyken Pierre bir çikolata sanatçısıdır, çikolataları o üretir, yeni lezzetleri o bulur.

Godiva ismini Joseph'in ilk karısı önerir, çünkü o da tarihteki efsanevi Lady Godiva gibi uzun ve güzel saçlı bir kadındır, yakınları ona 'Godi' adını takmıştır. Pierre ise hepimizin artık bildiği lezzetleri üretmekte, şirketin ana motoru olarak devam etmektedir.

Sonra başlar Godiva'nın serüveni. Bugün 92 yaşında olan Pierre'in ağabeyi Joseph'in ölümünün ardından hep işinin başındadır, şirketini büyütür, Belçika dışına taşır. Fakat sonunda şirketi Amerikalı meşhur gıda devi Campbell'a satar.

Ama satmasına rağmen Godiva için çikolata yaratmaya, ürünleri denetlemeye devam eder. Taa ki vücudu artık ona ihanet edene ve onu emekliliğe zorlayana kadar.

2008'de Campbell, Godiva'yı Ülker Grubu'nun sahibi Yıldız Holding'e satınca Joseph başta irkilir, şüphe duyar. Ama sonra Yıldız Holding'in de bir aile şirketi olduğunu öğrenince rahatlar.

Pazartesi günü, Ascona'da, Eden Roc otelinin göle bakan rıhtımında çok güzel bir kış güneşi altında efsanevi Pierre Draps'la birlikte, Godiva'nın bugünkü 'baş çikolatacısı' Thicrry Murct'in sırf o gün için hazırladığı yep yeni tadları görmek inanılmaz bir şeydi.

 Pierre Draps 92 yaşındaydı ama hâlâ çikolatayı nasıl tadacağını ve tadtığı çikolatayı nasıl eleştireceğini biliyordu. Ve bu sanat ı yerinde, anında izlemek, dünyanın dört bir yanında insanların çikolata damağını biçimlendirmiş, bugüne kadar belki milyarlarca insanı mutlu etmiş tadları yaratmış bir kişinin kendisinin yeni tadlar alması, o tadlar hakkında konuşması, bazıları için 'Dâhiyane, çok güzel' demesi, bazılarını ise eleştirmesi anlatılabilir bir deneyim değildi açıkçası.

Günü özetleyen sözü bu tecrübeyi birlikte yaşadığım gazetecilerden, Sabah Gazetesi Başyazarı Mehmet Barlas söyledi: 'Bir günlüğüne olsun Türkiye'nin iç karartıcı, acılı ve ölümlü gündeminden çikolatanın masal dünyasına kaçabilmek ne büyük bir şans.' Gerçekten de büyük bir şanstı.
 

Thierry Muret'nin lezzetleri
23 yılı aşkın süredir Godiva'da çikolata şefi olarak çalışıyor bu sevimli Belçikalı. Son 6 yıldır kurumun 'baş çikolatacı'sı. Yani, herhangi bir yerden bir tane Godiva alırsanız bilin ki o paketten çıkan çikolatayı yaratan adam bu.

Joseph Draps gibi çikolatacılığın yaşayan bir efsanesine çikolata sunumu yapacağı için çok heyecanlıydı. İnanılmaz bir koleksiyon hazırlamıştı. İspanyol  kan portakallı, Saygon tarçınlı, bal kabaklı, biralı, kirchli, keçi peyniri ve ballı, ananas ve tarçınlı çikolatalar…

Thierry Türkiye'ye de gelmiş,  buradan da lezzetler almış. Ona, tahin helvası başta olmak üzere bazı yerel lezzetleri tavsiye ettik, o da bir dahaki gelişinde mutlaka bu lezzetleri keşfe çıkacağını söyledi.

Bir dünya markasını yönetmek
 MURAT Ülker son derece mütevazı biri. Babası ve Ülker Grubunun kurucusu Sabri Ülker onu küçük yaştan itibaren işin içine sokmuş, üretimden paketlemeye, pazarlamadan satış organizasyonuna kadar her bölümde çalışmış, çok da iyi bir eğitim aldıktan sonra grubun başına geçmiş.

Murat Ülker, Godiva konusunda haklı bir gurura sahip. Bir dünya markasının, hem de dünyanın her yerinde seçkinliğin sembollerinden biri olan markanın sahibi olmak, onu yönetmek az iş değil.

Ama belli ki bu gurur da onu teslim almamış, işe '' diye bakıyor, Godiva'yı bulunduğu yerden daha ileri taşımak için yatınmlar yapılıyor, yeni yeni atılımlar planlanıyor. Çin ve Japonya başta olmak üzere Uzakdoğu Godiva'nın yeni atılım stratejisinin başta gelen ayakları. Ülker yönetiminde Godiva, krize rağmen çift haneli bir büyümeyi yakalamış.